hemdem okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hemdem okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2020 Pazartesi

Yeni Normal ve Aldığımız Önlemler

Merhabalar. Ben bugün yazımı hazırlarken Milli Eğitim Müdürlüğü'nden beklediğimiz yazı sonunda geldi ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin 15 Haziran 2020'de eğitim öğretime yeniden başlayacağını öğrendik. Biz bu süreçte okulda ne gibi önlemler aldık, alacağız konusunu içeren bir yazı olacak bu haftaki yazım.
.
Yazıyı hazırlamaktaki amacım hem okulumuzda aldığımız önlemleri velilerime duyurmak, hem düşünmediğimiz önlemlerin farklı kişilerce tespit edilip bize söylenmesi hem de başka okullara, öğretmenlere, yöneticilere fikir vermek. Sizden gelecek önerilere ve eleştirilere göre yazının içeriğinde değişikliği her zaman yaptığımı biliyorsunuz. Bu yazıdaki listeyi ne kadar uzatırsak o kadar sağlıklı bir süreç yaşarız diye düşünüyorum.
Bizim listemiz şu şekilde:

  1. Bizim okulumuzun iki girişi var. Her iki girişe de temassız ateş ölçer ve dezenfektan, maske, galoş ve eldiven kutuları koyduk. 
  2. Yukarıda bahsedilen materyaller gibi atıkların atılabileceği tıbbi atık kutuları hazırladık. Bu kutular okulun giriş ve çıkışında ve her katta birer tane olacak şekilde hazırladık.
  3. Çocuklarımızın kullandığı girişte "Günaydın Çemberi"miz var. Bu çembere el yıkama etkinliği ekledik. Okula gelen her çocuğumuz dezenfeksiyon işleminin ardından ellerini yıkayacak. Bu değerli öneri özel eğitim öğretmeni, meslek kardeşim Abdullah Akburak'tan geldi, sonsuz teşekkürler.
  4. Her ders öncesi ve sonrası el yıkama ritüeli oluşturacağız. Öğretmen arkadaşlarım her seans sonrası zaten ellerini yıkıyorlardı ancak çocuklarımız için bu konuya hiç dikkat etmemiştik, bu süreçte ayrıca dikkat edeceğiz.
  5. Bizim okulumuzda bir bahçe ve dört tane balkon var. Mümkün olan dersler bahçede ya da balkonlarda yapılacak.
  6. Bahçede ya da balkonda yapılamayan dersler sırasında sınıflar doğal yollarla (pencere, kapı açarak) havalandırılacak.
  7. Okulumuz, okul açılmadan önce ve sonrasında düzenli olarak dezenfekte edilecek. Benim şahsi düşüncem bundan sonra her iki - üç ayda bir okulu dezenfekte ettirmek. Salgın olsun olmasın değerli bir karar olduğunu düşünüyorum.
  8. Okula gelen her birey maske takmalı ancak maske takamayan, maskeye tepki gösteren çocuklarımızın dersleri ya bahçede/balkonda yapılacak ya da sorumlu öğretmen seans esnasında gerekli önlemleri alarak maske/siperlik takacak. Bazı çocuklarda bunun mümkün olamayacağını biliyoruz ancak gerekli önlemler her an alınmaya çalışılacak.
  9. Öğretmenlerimiz her dersten sonra maske ve eldivenlerini değiştirecek ve dezenfekte olacak.
  10. Her seans sonrası sınıflar 30 dakika boyunca havalandırılacak. Teneffüsler sırasında sınıflarda ve koridorlarda etkileşim olmamasına dikkat edeceğiz.
  11. Bekleme odasında sosyal mesafe kuralları belirlenecek. (Bizim özel bir durumumuz var. Bekleme odamız çok küçük ve sosyal mesafe kurallarını uygulamak mümkün değil. Bu nedenle bekleme odasını tamamen kapatıp bahçemizde, uygun mesafede bekleme alanları oluşturmayı düşünüyoruz.)
  12. Okulumuzun sınıflarında, koridorlarında, bahçesinde birçok kural tablomuz var. Bu kural tabloları yeni normale göre şekillendirildi.
  13. Okulun duvarlarına, bahçeye, balkonlara bu süreci anlatan eğlenceli, ilgi çekici ve bilgilendirici afişler asıldı.
  14. Servis kullanımından ziyade benim naçizane önerim ailelerin kendi ulaşımlarını kendilerinin sağlamaları yönünde olacak. Servisi olan okullardaki ailelere bunu önerebilirim.
  15. Eğer servis kullanılması gerekiyorsa her gidiş-gelişte bir ya da aracın içinde bulunan havanın metreküpüne göre kişi sayısı belirlenerek çocuklarımızın okula ulaşımı sağlanabilir.
  16. Bahçemize sosyal mesafeyi sağlayacak bir oturma düzeni getirildi.
  17. Bahçeye, koridorlara, sınıflara, giriş ve çıkışlara mesafe uyarı levhaları konuldu. Yerlere "Burada bekle." gibi uyarılar yapıştırıldı.
  18. Bahçenin girişine, çocuklarımız için somutlaştırmak adına 1,5 metrelik ipler, çubuklar ya da şeritler koyduk. Bu şeritler ile eğlenceli şekilde çocuklarımız bahçede mesafelerini koruyabilecekler.
  19. Ailelerimize, bu süreçte neler yapacağımız ve onlardan neler beklediğimiz konusunda aydınlatıcı bir mektup yazdık. Her aileye okulumuz açılmadan ulaştıracağız.
  20. 15 Haziran'dan sonraki ilk derslerde çocuklarımız ile "yeni normal" durumu konuşulup, okul gezilip her değişiklik/farklılık ayrıntılı şekilde anlatılacak. Sosyal mesafe, uyarı levhaları, yeni kurallar her ilk derste ayrı ayrı gösterilecek. Uygun performanslara göre bireyselleştirilerek anlatılacak.
  21. Her sınıfta dezenfektan, kolonya, maske, eldiven, siperlik ve galoş bulunacak. Aslında her sınıfta hali hazırda olan şeylere dezenfektan ve siperlik eklenecek demek daha doğru olacaktır.
  22. Ülkemizdeki vaka artış sayısı 14 gün boyunca 0 olmadan; okulumuzda kalabalık etkinlikler, kutlamalar, eğlenceler, toplantılar, seminerler yapılmayacak.
  23. Bizim okulumuz biraz şanslı. En alt katta hiç derslik yok ve üst üç kat dersler sırasında izole edilebiliyor. Bu nedenle öğrencilerimizin kullandığı üç kat ayakkabısız, ev ortamına dönüştürülebilecek bir yapıya sahip. Girişe bir ayakkabılık hazırladık, bu ayakkabılığın alt katında çocuklarımızın dışarıda giydikleri ayakkabılar üst rafında okulda giyecekleri terlikler, ev botları olacak. Böylece dersliklerin olduğu katlara ayakkabı ile virüs taşımamış olacağız. Bu ayakkabılık ve çocuklarımızın okulda giydikleri terlikler düzenli şekilde temizlenecek. Biz zaten sınıflara ayakkabı ile girmiyorduk ancak katlara da girmeyerek tam bir hijyen sağlayacağız. Bu belki, yeni normalde hep olacak bir adım da olabilir. Öneren annemize sonsuz teşekkürler.
  24. Veli görüşmeleri bir süre telefondan yapılacak. Ders sonlarında mesafe koruma amaçlı bilgilendirmeler bahçede yapılabilse de yapılamayacak durumlarda telefon ile görüşme sağlanacak.
  25. Okulumuzda herhangi bir Covid-19 teşhisi konulması durumunda acil durum planımız (Bu acil durum planı yarın iş arkadaşlarım ile yapacağımız zoom toplantısı ile hazırlanacak.) soğuk kanlılık ile (umarım hiç ihtiyaç olmaz) uygulanacak. Bu öneri de eşimin önerisi. Olası bir durumda panik ile hatalar yapmamak için sağlıklı kalmak adına bu süreci de planlamamız gerekiyordu. Önerisi için sonsuz teşekkürler.
  26. Çocuklarımızdan yetişkin olanlar ve okula kendi gelebilecek olanlar kendileri geleceklerdir.
  27. Ancak refakatçiye ihtiyaç duyan çocuklarımızın yanında da en fazla bir refakatçi bulunacaktır. Refakatçiler, az önce de bahsettiğim gibi bahçede, vişne ağacımızın altında bekleyeceklerdir.
  28. Her çocuğumuzun, yeni yönetmelik sonucunda giriş ve çıkış saatlerini not almaktayız. Buna ek olarak her çocuğumuzun girişte ölçülen ve çıkışta ölçülen ateşi not alınacak. Bu bilgiler aileleri ile paylaşılacaktır. Üç saatten fazla kalan çocuklarımız olmadığı için giriş ve çıkışlarda ölçüm yeterli olacaktır, çocuğumuzun kalış süresi uzadığında ateş ölçümü üç saatte bir yapılacak.
  29. Öğretmen arkadaşlarımızın sabah girişte, öğle arasında ve akşam çıkarken ateşleri ölçülüp not alınacak. 
  30. Herhangi bir bireyin ateş ölçümü sırasında ateşi 37,5'un üzerinde çıkarsa okula alınmayacak ve en yakın sağlık kuruluşuna gitmesi konusunda yardımcı olunacak.
  31. Çocuklarımız ile kullandığımız materyaller her çocuğa özel olarak kullanılacak. Bir materyal dezenfekte edilmeden başka bir çocuk ile kullanılmayacak. 
  32. Her günün sonunda kapı kolları, elektrik fişleri, masa ve sandalyeler gibi alanlar dezenfekte edilecek.
  33. Sağlık Bakanlığı COVİD-19 Pandemi Döneminde Halka Açık Alanların Temizliği ve Dezenfeksiyonu İlkeleri okulumuzda uygulanacak ve velilerimiz, öğretmenler arkadaşlarımız bu konuda bilgilendirileceklerdir. Bu ilkelere buradan ulaşabilirsiniz.
  34. Psikoloğumuz aile rehberliği seanslarında süreç hakkında bilgilendirme yapacak. Maske kullanımından salgın sürecinde psikolojik desteğe kadar geniş bir yelpazede destek olacak. Aslında bu desteği okulumuzdaki tüm uzmanlar sunmaya çabalayacak. (Hemdem Ailesi derken içi boş bir slogandan bahsetmediğimi bu süreçte yine gördüm. Birçok öneri ile kendi çocuğu dışında her çocuğu düşünen anne ve babaların çocuklar var okulumuzda. Çocuklarımıza gönülden destek veren uzmanlarımız var. Bu nedenle bilgilendirici her adım gönüllülük esasında kendiliğinden olacak diye düşünüyorum. Bu, bence her okul için geçerli.)
  35. Fizyoterapi ve ergoterapi üniteleri olan bir okuluz. Bu birimlerde kullanılan sedyelerde, metlerde rulo sedye örtüleri, hocalarımız için siperlik gibi önlemler alınacak. Çocuklarımızın ortak kullandığı materyaller her seans sonrası dezenfekte edilecek.

Bir merkezin müdürü olarak, butik bir merkez olsa dahi çocuklarıma, ailelerine ve çalışma arkadaşlarıma karşı kendimi derin bir sorumluluk içerisinde hissediyorum. Ben, günlerdir sizlerden gelen ve yaptığım araştırmalar sonucunda bu önlemleri almam gerektiğini düşündüm. Çoğu önlemi gerçekleştirdim ve okul açılana kadar tamamını gerçekleştirmiş olacağım. Benim gibi sorumluluk hisseden bütün yönetici arkadaşlarıma kolaylıklar dileyerek bu yazıyı paylaşıyorum. Benim aklıma gelmeyen önerileriniz olursa yorum kısmına yazabilir ya da doğrudan e-posta atarak bana ulaşabilirsiniz.
Sağlıklı bir şekilde bu süreci atlatabilmek dileklerimle. Sevgiler.

20 Nisan 2020 Pazartesi

Hemdem Özel Eğitim'in 3. Yıl Dönümü Anısına

Merhabalar. Uzun zamandır takip eden okuyucularım bilecektir, 13 Nisan 2017'de Hemdem Özel Eğitim'i kurmuş ve süreçlere kadar birçok uzman arkadaşım desteği ile gelebilmiştim. Geçtiğimiz günlerde okulumuzun üçüncü kuruluş yıl dönümünü kutladık. Evlerimizdeydik ama hep birlikte, her evde birer kutlama ile yine yan yana olduk. Eğer okulumuz açık olsaydı, yıl dönümümüzde minik bir de konuşma yapacaktım, geçtiğimiz sene olduğu gibi. Bu konuşmayı burada yayınlamak ve kalıcı olmasını sağlamak istedim. Şimdiden iyi okumalar.
.
Hemdem, çok yakın arkadaş demek, diyerek yola çıkmıştık. İsmimizin anlamını bulduğu bir seneyi daha geride bıraktık. Benim için deneyim ve huzur dolu bir yıl oldu.
Çoğunuz ile okulumuzun açıldığı ilk aylardan bu yana çalışıyor ve tanışıyoruz. Bütün bu süreçte okulumuzun ve benim bir öğretmen ve kurum müdürü olarak gelişimime, büyüme çabama ortak oldunuz, eşlik ettiniz. Sonsuz teşekkürler.
Hemdem Özel Eğitim'in, Hemdem Ailesi'nin bu sene üçüncü doğum gününü kutluyoruz. Birlikte var ettiğimiz ve birlikte keyifle yaşatmaya devam ettiğimiz okulumuz iyi ki var. Üçüncü yaş güzellikler getirsin, umut versin. Kutlu olsun.
Geçtiğimiz seneden bu yana neler olduğu, neleri neden yaptığımız konusunda sizleri bilgilendirmek isterim. 
13 Nisan 2019'da herkesin katıldığı, eğlendiği ve bir parçası olduğu bir kutlama yaptık. Bu kutlama ile ne kadar gurur duysam az. Bu gururun sebebi; katılan herkesin ev sahibi olmasıydı. Bu mutluluk şimdi bile içinde.
23 Nisan'ı her ders bir bir, keyifle kutladık. Okulumuzu bayraklarla donattık, her dersi 23 Nisan gibi geçirdik. Çocuklarımıza bu etkinliklerde öğretmek istediğimiz temel duygu ise bir topluluğa ait olma ve dünya vatandaşı olma oldu.
30 Nisan'ın olduğu hafta Hemdem Bostanı'mızı yeniden kurduk ve domates, biber ve maydanoz ektik. Bostanımızı sardunyalarla süsledik. Burada hedefimiz; çocuklarımızın doğaya saygılı bir birey olarak yetişmesini sağlananın yanında bir canlının sorumluluğunu alma, sabretme, rutinlerini yerine getirme gibi becerileri edinmelerini sağlamaktı.
10 Mayıs Psikologlar Günü'nde, Psikoloğumuz Sena Çakmak'a, odasının kapısını süsleyerek sürpriz yaptık ve teşekkür ettik. Sena Çakmak, özel hayatında gelişen durumlar sebebiyle Ankara dışında yaşaması gerektiği için aramızdan o ayın sonunda ayrıldı. Emekleri için ne kadar teşekkür etsem az.
25 Mayıs'ta Ayşe Sarı, okulumuza gelerek bize özel gereksinimli bireylerin haklarından ve bu hakları nasıl savunacağımızdan bahsetti. Bu seminer sayesinde birçok yeni insan ile tanıştım ve seminerden çok şey öğrendim.
Yine Mayıs ayının sonunda Fizyoterapistimiz Özben Belen'i, özel hayatında gelişen durumlar sebebiyle Ankara dışında yaşaması gerektiği için Eskişehir'e yolcu ettik. Emekleri için ne kadar teşekkür etsem az.
Haziran ayında okulumuza Fizyoterapistimiz Yaren Ayhan ve Psikoloğumuz Mustafa Gürcan katıldı. Hâlâ severek, keyifle, birlikte çalışıyoruz.
6 Temmuz'un olduğu hafta Vişne Hasat Şenliği'mizi yaptık ve vişnelerimizi bu kez toplayıp derin dondurucumuza attık. Kış boyunca bu vişnelerden yaptığımız meyve sularını tükettik.
20 Temmuz'da Diyetisten Yağmur Ölmez, özel gereksinimli çocukların beslenmesi hakkında bilgilendirdi bizi. Çok değerli bir seminer oldu. Kendisine buradan sonsuz teşekkürler.
24 Temmuz'da bahçemizi tasarlamaya karar verdik ancak durmayan yağmurlar sebebiyle ertelemek zorunda kaldık. Bahçeyi tasarlayan güzel evladımıza sonsuz teşekkürler.
Temmuz Ayı'nın sonunda Özel Eğitim Öğretmenimiz Abdullah Akburak'ı, atamasının gerçekleşmesi sebebiyle yolcu ettik. Emekleri için ne kadar teşekkür etsem az.
Ağustos ayında aramıza, Çocuk Gelişimcimiz İpek Akkaya, ekim ayında Ergoterapistimiz Zehra Doğan katıldı. Aynı zamanda Dil ve Konuşma Terapisti Zeynep Bilgin de kasım ayında aramıza katıldı. Onlarla da hâlâ severek, keyifle, birlikte çalışıyoruz.
9 Ağustos'ta Kurban Bayramı'ndan önceki son günümüz olduğu için bayramlaştık, sarıldık, mutlu olduk. Ne güzel gündü değil mi? Bu kutlamalar sırasında önce birbirimize kolonya döktük, ardından "Kalem mi çikolata mı?" diye sorduk. Seçenekler içinden istediğini seçmesini çalıştık her bir çocuğumuzun. Değerli bir gün oldu.
24 Kasım'da hep birlikte Öğretmenler Günü'nü kutladık. Yine Ritüel Sanat Ailesi'ne konuk olduğumuz bir akşamdı ve çok güzeldi.
17 Kasım'da düzenlemeyi planladığımız Prof. Dr. Selda Özdemir'in semineri 1 Aralık'ta yapıldı.
Aralık ayı boyunca 2020'nin gelişini çocuklarımız ile kutladık, değerlendirdik. Bu süreçte zaman algısı, beklenmedik bir olay olduğunda uyum gösterme, sorumluluğunu yerine getirme gibi beceriler çalıştık. Bir ay süren bu etkinlik dizisinin sonunda bir haftalık küçük bir tatil bile yaptık.
25 Ocak'ta "Güvenlik Becerileri" konulu bir seminer sundum. Bu seminerde "Sarı Bezli Kadınlar" STK'sı ile birlikte çalışmaya başladık, bence değerli bir adımdı. Seminere katılımınız için sonsuz teşekkürler.
Şubat'ın ilk haftası okulumuzu depreme ya da herhangi bir olağanüstü duruma hazırlamak için hem çevre düzenlemeleri hem de tatbikatlar yaptık. İki hafta süren bu süreç sonunda çoğumuz "İyi ki." dedik.
Şubat ayının sonunda "Ev Kuralları" konulu bir seminer sundum okulda. Katıldığınız için sonsuz teşekkürler, çok verimli bir süreç oldu.
28 Şubat'ın olduğu hafta Mustafa Hoca'mızın, 6 Mart'ın olduğu hafta Zehra Hoca'mızın doğum günlerini kutladık. Bu süreçte etkinlik çizelgesi uygulama prensiplerini okulumuzda gömülü olarak uygulama fırsatı bulduk. Keyifli haftalardı, katılımınız için teşekkürler.
Bu yıl içerisinde her bir çocuğumuzun okula, toplantı için gitme şansı bulduk. Okula devam eden çocuklarımızın %91'nin okuluna en az bir kez gittik. Bu, sene başında hedeflediğimiz bir şeydi ve çok değerliydi.
Her ay, çocuklarımızın doğum günlerini kutladık ve bol bol eğlendik. Bu kutlamalarda birçok beceri çalışma fırsatımız oldu. Ne de güzel oldu.
Bütün bunlara ek olarak bu sene özbakım becerileri seferberlik yılıydı. Birçok çocuğumuz ile hâlâ evlerinde özbakım becerileri çalışılıyor ve birer birer basamaklar ediniliyor. Hepinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Bu sene aramıza yeni katılan çocuklarımız, ailelerimiz oldu. Hoş geldiniz demek için hiçbir zaman geç değil. Umarım hep birlikte nice güzel başarılara imza atar ve çocuklarımızın mezuniyeti için de bugün olduğu gibi bir araya geliriz.
Üçüncü yılımıza eşlik eden, emek veren herkese sonsuz teşekkürler. İyi ki varsınız. İyi ki varsın Hemdem Özel Eğitim.
.
Şimdi sonradan eklediğim kısma gelelim:
Mart ayında bahçede ders yapmaya başlamışken Covid-19 ortaya çıktı ve sosyal mesafemizi arttırmamız gerekti. Birbirimizden ayrı olsak da, özel gereksinimli bireylerin bireysel özellikleri gereği çevrimiçi eğitim mümkün olmasa da haftalık programlar ile sürece devam etmeye çalışıyoruz. Umarım sürecin sonunda, sağlıkla, sıhhatle bu günleri geride bırakmış, gülerek anıyor oluruz bahçemizde.
İyi ki varsın Hemdem Özel Eğitim.

29 Eylül 2019 Pazar

Bir Etkinlik Önerisi: Doğumgünü Kutlaması

Merhabalar. Çalıştığım okulda her ay neredeyse ikişer üçer doğum günü kutluyoruz. Doğum günleri o kadar hızlı geliyor ki "Biz daha geçen gün kutlamadık mı o tombalağın doğum gününü?" diye sorar olduk.
Her doğum günü sonrası çeşitli sosyal medya platformlarından yaptığımız paylaşımların ardından, oluşturduğumuz ayrıntılarla ilgili çok fazla soru gelir. Ben de, bu soruların tamamını buradan tek seferde cevaplayarak bir daha gelecek olan sorulara bu yazımı göndermeye karar verdim. Bence çok güzel fikir. Uygulamak isteyenlere de keyifli bir öneri olur.
Hadi başlayalım.
...
Okulda sık sık üzerinde durduğum bir konu var: Samimiyet. Bir etkinlik yapılacaksa herkesin buna samimiyetle ve gönüllü olarak katılması gerektiğini, olumsuz tecrübelerle dahi olsa öğrendim. Bu gönüllü olma durumu beraberinde samimiyeti de getiriyor. Samimiyet, çocuklarımıza olumlu enerji ve doğru uygulama ile dönüş yapıyor. Biz samimiyetle eğlenince çocuklarımız da eğleniyor ve birçok farklı sosyal girdi elde ediyorlar. İlk önerim şu olacak: Doğum günlerinde çalışma arkadaşlarınızı zorunlu olarak bir şeyler yapmaya zorlamayın, gönüllü olan gönlünce yaptığını daha çok sever, unutmayın.


Kutlama öncesinde yapacağınız bütün hazırlıklara çocuklarınızı da dahil etmeniz önemli. Varsın kurabiyeler yamuk, pasta eğri, tabaklar yanlış yerde olsun, yeter ki çocuklarımız bir ürün ortaya koysunlar ve bu ürünleri paylaşsınlar.
Üçüncü önerim ise pastanın olabildiğince uyaran içermesi. Aşağıdaki örnekte ve daha önceki pastalarda neler çalıştığımızı madde madde anlatayım:
  • Mumların rakamlı olması rakam ve sayı kavramlarını çalışmamıza, tek ve iki basamaklı sayı okuma egzersizleri yapmamıza olanak sunuyor. Daha küçük yaş grubundan bir çocuğumuzun doğum günü olduğunda çiçekli ya da farklı şekilli mumları tercih ediyor ve bu mumlar üzerine konuşuyoruz. Mumlar, günün yıldızları oldukları için en önemli uyaran ister istemez onlar oluyorlar.
  • Pastanın üzerindeki yazı çocuğumuza özel olmalı. Okuma yazma bilen bir çocuğumuz ise mümkün olduğunca uzun bir metin de yazabiliriz, harika olur. Bizim okulumuzda sıklıkla pastaları annem yapar, yazısını ben yazarım ve pasta beyaz yazısı siyah olur. Ancak aşağıdaki örnek pastada maalesef annem hasta olduğu için pasta yapamadı ve hazır almak durumunda kaldık. Yazıyı da ben derste olduğum için yazamadım. Pasta siyah olunca beyaz kremamız olmadığı için bu şekilde yazmak zorunda kaldık. Bence ortaya çıkan görüntü fazlaca samimi.
  • Pastanın içeriği de önemli olan başka bir konu. Pastayı annem yapıyor diyordum ya, hangi çocuk neyi daha çok sever, hangi çocuk siyah pasta yemez vs. gibi konulara hakim olarak pasta yapıldığında çocuğumuz önemsenme duygusu yaşıyor ve bu, çocuğumuzun özgüven sahibi bir birey olarak yetişmesi için bulunmaz bir deneyim oluyor. El emeği her zaman çok değerli bence. Bir de pasta olmasına da gerek yok, bolca farklı seçeneğimiz var: Sütlaç, kek, pilav vs. Alerji, ilgi, sevgi, eksik besin ya da sağlıklı tercih gibi bilgiler edinilerek yapılan pastalar/yemekler her zaman daha güzel!


Doğumgünü kutlanılan ortamın özelliklerine geçelim. Biz sıklıkla, havalar güzel olduğunda seminer salonumuzu tercih ederiz ancak son dönemde daha sıcak bir ortam sunduğu için öğretmenler odasını tercih eder olduk. Çocuklarımız bir masa etrafında toplanabiliyor ve daha yakın oluyorlar. Seminer salonumuz biraz daha geniş olduğundan bu imkanı sunmuyor. Bence kutlama yaptığımız mekanlarda şunlara dikkat etmeliyiz:
  • En önemli konu güvenlik! Kutlama yapılan mekanda bütün prizler kapalı mı ve herhangi bir besin yere döküldüğünde hemen temizlenmesi için malzemeler yakın mı? Bu bilgiyi edinip odayı ayarlamak önemli.
  • Daha küçük odalar daha fazla yakınlık sunduğu için daha fazla sosyal deneyim elde edilmesine sebep oluyor. Kocaman salonlar yerine daha küçük odalar/sınıflar tercih edilebilir.
  • Odayı aydınlatırken kutlamaya katılacak çocukların özelliklerini unutmamak gerekli. Örneğin epilepsi hastası bir çocuğumuz varsa fazlaca yanıp sönen ışıklar yerine sabit ışıklar kullanmak güzel bir tercih olabilir.
  • Bir de fazla sıcak olmazsa harika olur! Birkaç çocuk yan yana gelince, birazcık da hareket edince, oda zaten ısınacakken çok sıcak bir oda tercih etmek kutlamayı çileye dönüştürebilir. Ayrıca çocuklarımızın problem davranışlarına ya da sağlık sorunlarına sebep olabilir, dikkat.

Biraz da kutlama sürecinden bahsedelim. 
  • Kutlama yapacağınız çocuğunuzun zihin kuramı becerilerine göre kutlamanın sürpriz ya da değil olmasına karar verebilirsiniz. Çocuğunuz sürprize saldırganlıkla, ağlayarak ya da korkarak tepki verecekse sürpriz yerine haber vererek, çok öncesinde hazırlayarak alana getirmek daha doğru olacaktır.
  • Kutlama esnasında her çocuğunuz ile eşit ilgilenmeye çalışın. Sadece doğum günü kutlanan çocuğumuzu merkeze alıp diğerlerinin kendilerini önemsiz hissetmesine neden olmak istemeyiz. Mum üflenirken her çocuğumuzu dahil etmek, sohbet etmek, hediyeleşirken sık sık alkışlamak bunlara örnek verilebilir.
  • Pasta kesme, pastayı servis yapma gibi becerileri, deneyimleyebilecek seviyede olan çocuklarınız ile deneyebilirsiniz. Bağlamına uygun etkinlik her zaman en güzel öğretendir.
  • Pastayı değil de süreci önemsediğinizi çocuklarınıza belli edin. Her çocuk pasta için kutlamaları sever ancak siz hediyeleşmeyi, kutlamayı daha coşkuyla; pasta yemeyi daha sıradan bir halde yaparsanız çocuklarınıza pastanın o kadar da önemli olmadığı algısını ufak ufak vermiş olursunuz. Tabi ki belirli bir yaşa kadar pasta hep değerli kalacaktır. Burada asıl hedef yetişkinlik döneminde doğru beslenme alışkanlığı edinmesi için doğru duygusal deneyimleri elde etmesini sağlamaktır. 
  • Mumlar üflenirken söylenen şarkıyı, kutlama sırasında odada olan çocuklarınızın dil ve konuşma becerilerine göre şekillendirebilirsiniz. Burada her çocuğumuzun katılımını sağlayarak her açıdan olumlu bir tablo oluşturmuş oluruz.
  • Pasta yenirken çocuklarımızın çatal kullanma, bardaktan içecek içme gibi becerilerini değerlendirme ve destekleme fırsatı da bulabiliriz. Bu nedenle, desteğe ihtiyacı olduğunu bildiğimiz çocuklarımıza destek vermeye önce kendimizi sonra diğer çocuklarımızı sonra da destek verdiğimiz çocuğumuzu hazırlamalıyız. Rencide etmemek, etiketlememek çok önemli. 


Bu tür kutlamalarda kurum psikoloğunun bulunmasını değerli buluyorum. Her dakika, her çocuğumuzun, her hareketi birçok bilgi barındırıyor. Bu nedenle bir psikoloğun gözlemi bence çok değerli. Burada, bizim psikoloğumuz Mustafa Gürcan çocuklarıyla sohbet ediyor, onları gözlemliyor ve gerekirse ufak ufak cümleler ile onlara, anında müdahalede bulunuyor.


Değinmem gereken son konu ise hediyeleşme:
  • Kutlamaya katılan her bir çocuğun, doğum günü olan çocuğa hediye vermesi benim içim çok değerli. Öncesinde hediyeleri hazırlar ve bir poşete koyarım, doğum günü çocuğu gelmeden herkese paylaştırırım ve kutlama sonrası herkes sırayla hediyesini sunar. Bu sırada nezaket kurallarının tamamını çalışmış olurum. "Tüşkür ederim."ler, "Rica ederim."ler havada uçuşur ve ben mest olurum.
  • Ayrıca her hediye sonrası, doğum günü çocuğumuz da arkadaşlarına hediye verir. Burada amacım: "Bana hediye ettiğin için mutluyum ve seni de mutlu etmek istiyorum. Bu hediye senin için." algısını vermektir. Ayrıca yukarıda da bahsettiğim, diğer çocukları değersiz hissettirmeme durumu için önemli bir etkinlik oluyor bu. 
  • Hediyeleri kasıtlı olarak fazla pahalı, büyük ya da ilgi çekici seçmem. İkinci el tişört, küçük araba, kalem, çocuğumun ilgisine göre boya kalemleri vs. olabilir. Abartılı hediyelerle hem aileyi hem de çocuklarımızı mahcup etmenin doğru olmadığına inanıyorum. Bu mütevazılığın çocuklarımıza böyle öğretileceğine inanıyorum.
  • Bir de en son doğum gününde bir etkinlik daha buldum. Bütün hediyeleri gazete kağıdına sardım. Böylece her hediye eşit ilgi çekiciliğine sahip oldu. Bundan sonra her doğum gününde bunu yapacağım. Kendime söz veriyorum.
Bir doğum gününde bunları çalışıyorum, çalışıyoruz. Siz de doğum günü kutlamalarına eklediğiniz minik becerileri bizimle paylaşabilir ve bizim de daha verimli süreçler yaşamamıza vesile olabilirsiniz. Seve seve yazıma ekler, herkese bu fırsatı sunarım.
Haftaya görüşmek üzere, sevgilerimle.


17 Temmuz 2017 Pazartesi

Hemdem Okul Açıldı


Merhabalar. Bu haftaki yazımda, sunduğum yoğun bilgilere biraz ara verip sizlere değerli ortağımla beraber açtığımız Özel Hemdem Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nden bahsedeceğim. Bu bahsediş bir reklam değil, okulumuzun daha da iyi olması için sizlerden fikirler istemek, hepsi bu.
Okulumuz dört katlı, bahçeli bir binada olduğu için yoğun şekilde kaba motor çalışma imkanımız var. Fizyoterapi salonumuzun yanında merdivenler ve ileride tasarlayıp bahçemize konduracağımız kaba motor beceri parkuru için şimdiden heyecanlanıyorum. İnce kas beceriler için ise farklı bir planım var. İnce kas becerileri kuracağımız ilginç atölyelerle çalışmak hedefindeyim. Atölye dedimse; başvuracak olan çocuklarımızın özelliklerine göre oluşturacağımız grupların oluşturacakları grup seansları. Ancak bu seansların aylık hedefleri olacak. Yani o ay bir grup kitap ayracı atölyesi yaparken başka bir grup (hadi dil ve konuşma becerilerine de girelim) oyunculuk atölyesinde çalışacak. Bu süreçte bize yardımcı olacak oyuncu arkadaşlarımız, kamera atölyesi için yardımcı olacak kameraman arkadaşlarımız ve daha buraya sığdıramayacağım kadar çok belirlediğimiz konuda bize rehberlik edecek uzman arkadaşlarımız var. Bu atölyeler sayesinde birçok beceri alanını gruplara taşıyabileceğiz.
Bu atölyeleri artık gün olan aylarda ailelerle beraber etkinliklere dönüştürmek gibi de bir planımız var. Mesela o ay film yapımcılığı atölyesinde çekilen filmi izlemek üzere, çocuklarımız kendi tasarladıkları biletleri satıp ardından kendi patlattıkları mısırları ikram ettikleri konuklarını ağırlayacaklar. Düşündükçe heyecanlanıyorum.
Bunun gibi farklı fikirlere hep açığız.

Bunlara ek olarak okulumuza alan mezunu olmayan özel eğitimcileri kabul etmeme kararı aldık. Ancak bu demek değil ki sertifika alıp özel eğitimden bihaber sertifikalı öğretmenleri özel eğitimden bihaber bırakacağız, asla. Her pazartesi farklı konularda düzenlenecek seminerlerle hem alan mezunu olan olmayan hem de başka alanlardan olan öğretmen arkadaşlarla, öğretmen adaylarıyla ve ailelerle bilgilerimizi paylaşacağız. Oldukça keyifli olacağından eminim. Şimdiden konular oluşuyor, sunumlar hazırlanıyor ve ben mutluluktan uçuyorum.

Okulumuzun etrafında bulunan binalardaki komşularımızla aktif bir iletişim içinde olmaya çalışacağız. Çay ziyaretleri, çaya davetler derken birçok sosyal ve toplumsal beceriyi çalışmayı planlıyoruz. Bu konuda biraz kısır kaldı fikirler. Her türlü keyifli fikre açığız.

Her keyifli fikirden bahsettim ancak en önemli konudan bahsetmedim: Eğitim. Aslında yukarıdaki her şey eğitime dair şeyler, biliyorsunuz. Ancak eğitimin temeli olan öğretmenlerimizin seçimi, onların kurumumuzda çalışırken yaşadıkları mesleki tatmin bizim için çok önemli. Birçok öğretmenimiz yüksek lisans yapmakta ve bütün meslek elemanları özel eğitim konusunda oldukça deneyimli. Bu deneyim ve bilimsel bilgiye ek olarak vicdanlı, etik ilkeleri olan bireyler olduklarını da eklersek kadromuzu tamamen tasvir etmiş olurum. Her biri ile çalışacak olmaktan mutluluk duyuyorum.
...
Değerli okuyucu, gelelim senden isteğime. Hadi Hemdem sana uzak olabilir ama yakınında eminim ki bir özel eğitim merkezi vardır. Bir okulu ziyaret edip özel gereksinimli bir çocuk ile iletişim kurman paha biçilemez. Bunu hatırlatmak istedim sana. Hadi yarın randevu alıp bir ziyaret et, dünyaya bakışının ne kadar değişeceğini göreceksin.
Ve sen değerli anne, baba, özel eğitime ucundan kıyısından dokunmuş öğretmen! Sen zaten dünyası rengarenk olmuş şanslı kişilerdensin. Yolun düşerse okulumuza bekleriz. Düşmezse de düşür sen yolunu, hemdem olalım.
Sevgiler.