29 Eylül 2019 Pazar

Bir Etkinlik Önerisi: Doğumgünü Kutlaması

Merhabalar. Çalıştığım okulda her ay neredeyse ikişer üçer doğum günü kutluyoruz. Doğum günleri o kadar hızlı geliyor ki "Biz daha geçen gün kutlamadık mı o tombalağın doğum gününü?" diye sorar olduk.
Her doğum günü sonrası çeşitli sosyal medya platformlarından yaptığımız paylaşımların ardından, oluşturduğumuz ayrıntılarla ilgili çok fazla soru gelir. Ben de, bu soruların tamamını buradan tek seferde cevaplayarak bir daha gelecek olan sorulara bu yazımı göndermeye karar verdim. Bence çok güzel fikir. Uygulamak isteyenlere de keyifli bir öneri olur.
Hadi başlayalım.
...
Okulda sık sık üzerinde durduğum bir konu var: Samimiyet. Bir etkinlik yapılacaksa herkesin buna samimiyetle ve gönüllü olarak katılması gerektiğini, olumsuz tecrübelerle dahi olsa öğrendim. Bu gönüllü olma durumu beraberinde samimiyeti de getiriyor. Samimiyet, çocuklarımıza olumlu enerji ve doğru uygulama ile dönüş yapıyor. Biz samimiyetle eğlenince çocuklarımız da eğleniyor ve birçok farklı sosyal girdi elde ediyorlar. İlk önerim şu olacak: Doğum günlerinde çalışma arkadaşlarınızı zorunlu olarak bir şeyler yapmaya zorlamayın, gönüllü olan gönlünce yaptığını daha çok sever, unutmayın.


Kutlama öncesinde yapacağınız bütün hazırlıklara çocuklarınızı da dahil etmeniz önemli. Varsın kurabiyeler yamuk, pasta eğri, tabaklar yanlış yerde olsun, yeter ki çocuklarımız bir ürün ortaya koysunlar ve bu ürünleri paylaşsınlar.
Üçüncü önerim ise pastanın olabildiğince uyaran içermesi. Aşağıdaki örnekte ve daha önceki pastalarda neler çalıştığımızı madde madde anlatayım:
  • Mumların rakamlı olması rakam ve sayı kavramlarını çalışmamıza, tek ve iki basamaklı sayı okuma egzersizleri yapmamıza olanak sunuyor. Daha küçük yaş grubundan bir çocuğumuzun doğum günü olduğunda çiçekli ya da farklı şekilli mumları tercih ediyor ve bu mumlar üzerine konuşuyoruz. Mumlar, günün yıldızları oldukları için en önemli uyaran ister istemez onlar oluyorlar.
  • Pastanın üzerindeki yazı çocuğumuza özel olmalı. Okuma yazma bilen bir çocuğumuz ise mümkün olduğunca uzun bir metin de yazabiliriz, harika olur. Bizim okulumuzda sıklıkla pastaları annem yapar, yazısını ben yazarım ve pasta beyaz yazısı siyah olur. Ancak aşağıdaki örnek pastada maalesef annem hasta olduğu için pasta yapamadı ve hazır almak durumunda kaldık. Yazıyı da ben derste olduğum için yazamadım. Pasta siyah olunca beyaz kremamız olmadığı için bu şekilde yazmak zorunda kaldık. Bence ortaya çıkan görüntü fazlaca samimi.
  • Pastanın içeriği de önemli olan başka bir konu. Pastayı annem yapıyor diyordum ya, hangi çocuk neyi daha çok sever, hangi çocuk siyah pasta yemez vs. gibi konulara hakim olarak pasta yapıldığında çocuğumuz önemsenme duygusu yaşıyor ve bu, çocuğumuzun özgüven sahibi bir birey olarak yetişmesi için bulunmaz bir deneyim oluyor. El emeği her zaman çok değerli bence. Bir de pasta olmasına da gerek yok, bolca farklı seçeneğimiz var: Sütlaç, kek, pilav vs. Alerji, ilgi, sevgi, eksik besin ya da sağlıklı tercih gibi bilgiler edinilerek yapılan pastalar/yemekler her zaman daha güzel!


Doğumgünü kutlanılan ortamın özelliklerine geçelim. Biz sıklıkla, havalar güzel olduğunda seminer salonumuzu tercih ederiz ancak son dönemde daha sıcak bir ortam sunduğu için öğretmenler odasını tercih eder olduk. Çocuklarımız bir masa etrafında toplanabiliyor ve daha yakın oluyorlar. Seminer salonumuz biraz daha geniş olduğundan bu imkanı sunmuyor. Bence kutlama yaptığımız mekanlarda şunlara dikkat etmeliyiz:
  • En önemli konu güvenlik! Kutlama yapılan mekanda bütün prizler kapalı mı ve herhangi bir besin yere döküldüğünde hemen temizlenmesi için malzemeler yakın mı? Bu bilgiyi edinip odayı ayarlamak önemli.
  • Daha küçük odalar daha fazla yakınlık sunduğu için daha fazla sosyal deneyim elde edilmesine sebep oluyor. Kocaman salonlar yerine daha küçük odalar/sınıflar tercih edilebilir.
  • Odayı aydınlatırken kutlamaya katılacak çocukların özelliklerini unutmamak gerekli. Örneğin epilepsi hastası bir çocuğumuz varsa fazlaca yanıp sönen ışıklar yerine sabit ışıklar kullanmak güzel bir tercih olabilir.
  • Bir de fazla sıcak olmazsa harika olur! Birkaç çocuk yan yana gelince, birazcık da hareket edince, oda zaten ısınacakken çok sıcak bir oda tercih etmek kutlamayı çileye dönüştürebilir. Ayrıca çocuklarımızın problem davranışlarına ya da sağlık sorunlarına sebep olabilir, dikkat.

Biraz da kutlama sürecinden bahsedelim. 
  • Kutlama yapacağınız çocuğunuzun zihin kuramı becerilerine göre kutlamanın sürpriz ya da değil olmasına karar verebilirsiniz. Çocuğunuz sürprize saldırganlıkla, ağlayarak ya da korkarak tepki verecekse sürpriz yerine haber vererek, çok öncesinde hazırlayarak alana getirmek daha doğru olacaktır.
  • Kutlama esnasında her çocuğunuz ile eşit ilgilenmeye çalışın. Sadece doğum günü kutlanan çocuğumuzu merkeze alıp diğerlerinin kendilerini önemsiz hissetmesine neden olmak istemeyiz. Mum üflenirken her çocuğumuzu dahil etmek, sohbet etmek, hediyeleşirken sık sık alkışlamak bunlara örnek verilebilir.
  • Pasta kesme, pastayı servis yapma gibi becerileri, deneyimleyebilecek seviyede olan çocuklarınız ile deneyebilirsiniz. Bağlamına uygun etkinlik her zaman en güzel öğretendir.
  • Pastayı değil de süreci önemsediğinizi çocuklarınıza belli edin. Her çocuk pasta için kutlamaları sever ancak siz hediyeleşmeyi, kutlamayı daha coşkuyla; pasta yemeyi daha sıradan bir halde yaparsanız çocuklarınıza pastanın o kadar da önemli olmadığı algısını ufak ufak vermiş olursunuz. Tabi ki belirli bir yaşa kadar pasta hep değerli kalacaktır. Burada asıl hedef yetişkinlik döneminde doğru beslenme alışkanlığı edinmesi için doğru duygusal deneyimleri elde etmesini sağlamaktır. 
  • Mumlar üflenirken söylenen şarkıyı, kutlama sırasında odada olan çocuklarınızın dil ve konuşma becerilerine göre şekillendirebilirsiniz. Burada her çocuğumuzun katılımını sağlayarak her açıdan olumlu bir tablo oluşturmuş oluruz.
  • Pasta yenirken çocuklarımızın çatal kullanma, bardaktan içecek içme gibi becerilerini değerlendirme ve destekleme fırsatı da bulabiliriz. Bu nedenle, desteğe ihtiyacı olduğunu bildiğimiz çocuklarımıza destek vermeye önce kendimizi sonra diğer çocuklarımızı sonra da destek verdiğimiz çocuğumuzu hazırlamalıyız. Rencide etmemek, etiketlememek çok önemli. 


Bu tür kutlamalarda kurum psikoloğunun bulunmasını değerli buluyorum. Her dakika, her çocuğumuzun, her hareketi birçok bilgi barındırıyor. Bu nedenle bir psikoloğun gözlemi bence çok değerli. Burada, bizim psikoloğumuz Mustafa Gürcan çocuklarıyla sohbet ediyor, onları gözlemliyor ve gerekirse ufak ufak cümleler ile onlara, anında müdahalede bulunuyor.


Değinmem gereken son konu ise hediyeleşme:
  • Kutlamaya katılan her bir çocuğun, doğum günü olan çocuğa hediye vermesi benim içim çok değerli. Öncesinde hediyeleri hazırlar ve bir poşete koyarım, doğum günü çocuğu gelmeden herkese paylaştırırım ve kutlama sonrası herkes sırayla hediyesini sunar. Bu sırada nezaket kurallarının tamamını çalışmış olurum. "Tüşkür ederim."ler, "Rica ederim."ler havada uçuşur ve ben mest olurum.
  • Ayrıca her hediye sonrası, doğum günü çocuğumuz da arkadaşlarına hediye verir. Burada amacım: "Bana hediye ettiğin için mutluyum ve seni de mutlu etmek istiyorum. Bu hediye senin için." algısını vermektir. Ayrıca yukarıda da bahsettiğim, diğer çocukları değersiz hissettirmeme durumu için önemli bir etkinlik oluyor bu. 
  • Hediyeleri kasıtlı olarak fazla pahalı, büyük ya da ilgi çekici seçmem. İkinci el tişört, küçük araba, kalem, çocuğumun ilgisine göre boya kalemleri vs. olabilir. Abartılı hediyelerle hem aileyi hem de çocuklarımızı mahcup etmenin doğru olmadığına inanıyorum. Bu mütevazılığın çocuklarımıza böyle öğretileceğine inanıyorum.
  • Bir de en son doğum gününde bir etkinlik daha buldum. Bütün hediyeleri gazete kağıdına sardım. Böylece her hediye eşit ilgi çekiciliğine sahip oldu. Bundan sonra her doğum gününde bunu yapacağım. Kendime söz veriyorum.
Bir doğum gününde bunları çalışıyorum, çalışıyoruz. Siz de doğum günü kutlamalarına eklediğiniz minik becerileri bizimle paylaşabilir ve bizim de daha verimli süreçler yaşamamıza vesile olabilirsiniz. Seve seve yazıma ekler, herkese bu fırsatı sunarım.
Haftaya görüşmek üzere, sevgilerimle.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder