8 Ağustos 2016 Pazartesi

Ağır Zihinsel Yetersizliği Olan Bireyelere Okuma Öğretimi


Ağır zihinsel yetersizliği olan bireylerde karşımıza çıkan en önemli problem birçok akademik becerinin ediniminin ardından okuma-yazma becerilerine hazır olan bir çocuk için okuma-yazma çalışmalarına başlanmaması. Gerek çocuğun çok yavaş ilerlemesi, gerek ailenin bu sürece destek olamayacağı korkusu gibi birçok etken sebebiyle öğretmenler, bu özelliklere sahip bireylerle böylesi uzun soluklu bir beceriyi çalışmama eğiliminde olurlar. Ancak artık okuma-yazmaya hazır olan bir çocuğa sadece özbakım ya da günlük yaşam becerileri vermek doğru olmayacaktır. Özbakım becerileri başta olmak üzere bütün beceri alanlarının destekleyicisi olan okuma-yazma becerileri oldukça önemlidir.

               Öncelikle okuma-yazma becerilerine hazır olma durumunu nasıl belirleyeceğimizi ortaya koyalım. Okumayı ve yazmayı birbirinden ayrı becerileri olarak ele almamız gerekmektedir. Bu yazının konusu okuma olduğu için yazmaya ayrıca yer vermeyeceğim. Okumanın önkoşul becerileri:
·          El-göz koordinasyonu sağlar.
·          Yönerge takibi yapar.
·          Dikkat süresi 15 dakikanın üzerindedir.
·         Dil ve konuşma becerilerinde sözcük taklidi basamağını bitirmiştir. (Burada, çocuğun ifade edici dili söz öncesi becerilerde olsa bile çalışılabilir. Okumayı, sadece okuduğunu anladığını söz öncesi becerilerle ifade etmesini sağlayarak da çalışabilirsiniz. Okuma illaki sesli olmak zorunda değildir. Burada mühim olan alıcı dil becerileridir.)
Okuma ve yazmayı ayrı ayrı değerlendirilerek ona göre hareket edilmesi önemlidir. Bu yazımızın konusu okuma edinimi olduğu için yazma edinimini başka bir yazının konusu olarak ayırıyorum. Lerner’e göre okumanın basamakları şunlardır:
1.        Logografik okuma: Okul öncesi dönemde markaları okuyan çocuklarda olduğu gibi görselleri ezberleyerek okuma gerçekleştirirler. Bu yazımda ben buna değineceğim. Bu basamağı temel alan bir eğitimden söz edeceğim.
2.        Erken alfabetik okuma: Kelimelerin içindeki seslerin alfabetik olarak karşılığının ayırt edildiği basamaktır.
3.        Olgun alfabetik okuma: Temel ses-yazım ilişkisi kurabilirler ve basit kelimelerin yazılışını sesbilgisel temelde çözebilirler.
4.        Yazım aşamaları: Daha az dikkat harcayarak daha rahat etkili okurlar, morfemleri daha rahat ayırt edebilirler.
5.        Akıcılık kazanma: Kolaylıkla okumaya başladıkları dönemdir.
Bu dönemleri dikkate aldığımızda logografik okuma en temel beceridir ve bunu tıpkı kavram çalışır gibi çalışarak hızlı bir şekilde edindirmemiz mümkündür. Logografik okuma kelimelerin görüntülerinin kodlanmasına yönelik bir yöntemdir. İşlevsel okuma olarak da literatürde geçmektedir. Bu yöntemde mühim olan hangi kelimelerin öğretilmesinin kararıdır. Bu kararı aile ile beraber vermek ve sürece aileyi de dahil etmek büyük önem taşımaktadır. Logografik okuma için önkoşul becerileri şu şekilde sıralayabiliriz:
·          Temel eşleme becerileri vardır.
·          Sözcük eşleme becerisi edinmiştir.
·          El-göz koordinasyonu kurar.
·          Yönerge takibi yapar.
·          Dikkat süresinin en az 15 dakikadır.
·        Söz öncesi iletişim becerileri (Yukarıda da değindiğim gibi sözel becerilerin olması daha hızlı ilerlemeyi sağlasa da henüz hiç sözcesi olmayan bir çocukla da bu beceri çalışılabilir.)

Yukarıdaki önkoşul becerileri edinmiş bir birey ile bu becerileri çalışmaya karar verdikten sonra şu basamakları takip ederek süreci devam ettirebilirsiniz:
1.        Sözcük eşleme becerisinin hatırlatılması: Bu hatırlatma esnasında kullanacağınız kelimelere aşina olması için bu kelimeleri kullanabilirsiniz.
2.        Öğrenci için öncelikli kelimelerin aile ile belirlenmesi
3.        Kelimelerin edinimi için öncelik sırasına konması
4.       Okuma çalışırken verilecek olan yönergenin belirlenmesi. (Burada “oku” da olabilir “bak” da olabilir. En işlevsel olanı “oku”dur ancak öğrenciye göre bu yönergeyi değiştirebilirsiniz de. Burada aile ile aynı yönergeyi vermek mühimdir.)
5.        Öncelik sırasına göre kelimelerin görsellerle eşlenerek sunumu (Burada görsel kullanmamayı tercih ederseniz sürece zarar vermiş olmazsınız. Görsellerle eşlemeden direk kelimeyi vermenin sakıncası yoktur.)
6.        Görsellerin çekilmesi (İpucu silikleştirme yöntemlerini kullanabilirsiniz.)
7.        Görsellerin tamamen ortadan kaldırılması ile kelimenin kendisine tepkinin oluşması
8.       Bütün kelimeler için bu basamakların takip edilmesi (Bir sonraki kelimeye geçmek için ölçütü şu şekilde belirleyebilirsiniz: Öğrenci kelimeyi gördükten sonra. 4 denemenin 3’ünde, 3 saniye içinde kelimeye uygun tepki verir/okur.)
9.        Her öğretim oturumundan önce bütün kelimelerin değerlendirilmesi
10.     Okumanın edinimi. (Sözel becerileri olmayan bir çocuğun okuduğunu verdiği tepkilerden anlamak da okumanın ediniminin olduğunu göstermektedir.)

Dikkat etmemiz gereken noktaları işe şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Ailenin sürece katılması ve aynı materyallerle desteklemesi önemlidir.
  2. Kelimelerin sırasının ve öneminin en kritik nokta olduğu unutulmamalıdır.
  3. Sürece başlandıktan sonra, sürece son verilmesi kararı için aile ile beraber tartışılmalıdır. Bu şekilde okuma öğrenemeyeceğine inanılan bir öğrenci ile bu sürece başlanmamalı, ailenin ve çocuğun hevesi ve umutları rencide edilmemelidir.. Bu nedenle sürece başlamadan önce önkoşul becerilere çok dikkat edilmelidir.
  4. Burada hatırlatmam gereken bir diğer nokta eğitim sisteminde kullanılan ses temelli öğretim, tümden gelim yöntemi gibi yöntemlerin bir alternatif olmaktan çıktığı durumlarda bunun kullanılması. Öğrencinin hangi yöntemle daha iyi öğreneceğine aile ve öğretmen beraber karar vermelidir. Bu önemli nokta ihmal edilmemelidir.
  5. Görselleri kullanarak kelimelerin edinimini sağlanacaksa görselleri çekerken oldukça dikkatli olunmalıdır. İpucu silikleştirme yöntemleri ya da ayrımlı pekiştirme ile bu süreç sağlanabilir. Burada basamaklandırma oldukça mühimdir.
  6. Logografik okuma/işlevsel okuma ağır derecede zihinsel yetersizliği olan çocukların “Tehlike” “Yasak” gibi onların güvenliklerini tehdit eden durumlardan korunmaları için de önemlidir. Bu becerilerin temelinde çocukların bağımsız olarak güvenlerini sağlamaları hedeftedir. Bu durumu ihmal etmeden sürece odaklanılması yerinde olacaktır.
  7. Öğrenci ile çalışılan becerilere göre yeni kelimeler eklenerek işlevselliği arttırılabilir. Burada öğretmenin, ailenin ve çocuğun ihtiyaçları temel alınabilir.
  8. Bu becerinin ediniminin ardından unutulmamalıdır ki iyi ilerleyen bir öğrenci ile edinilen kelimeler hecelerine, seslerine bölünerek “tümden gelim” yöntemi ile akıcı okuma basamağına doğru devam ettirilebilirler. Logografik okuma sadece okumanın bir basamağı olarak da görülebilir. Bu ihtimalin varlığı süreçteki motivasyonumuzu olumlu yönde etkiler.
Umarım logografik okuma ile ilgili soru işaretlerini kaldıran, uygulamalarınızda yardımcı olacak değerli bir yazı olmuştur. Ağır derecede zihinsel yetersizliği olan bireylerin de okuma-yazma öğrenebileceğini hatırlatmış olmak istedim.
Soru, görüş ve önerilerinize her zaman açığım. Şimdiden iyi çalışmalar. Sevgiler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder